Black Panther 2: Wakanda Forever İncelemesi

Marvel Sinematik Evreni'nin Avengers: Endgame sonrasında büyük bir sancılı dönemden geçtiğini kabul etmek gerek. Tabi ki en güzel hikayeler bile aksiyona, kahramanlara odaklanan bir evrende yine de çok güzel örnekler ile karşılaşıyorduk. Açıkçası Marvel filmlerini severek takip eden ve çıkan tüm içerikleri tüketen bir izleyici olarak bu faz benim için büyük hayal kırıklıkları ile dolu.

Black Panther 2: Wakanda Forever İncelemesi

Marvel Sinematik Evreni'nin Avengers: Endgame sonrasında büyük bir sancılı dönemden geçtiğini kabul etmek gerek. Tabi ki en güzel hikayeler bile aksiyona, kahramanlara odaklanan bir evrende yine de çok güzel örnekler ile karşılaşıyorduk. Açıkçası Marvel filmlerini severek takip eden ve çıkan tüm içerikleri tüketen bir izleyici olarak bu faz benim için büyük hayal kırıklıkları ile dolu. Daha önce Thor: Love and Thunder inceleme yazımda da bu durumdan bahsetmiştim.

Evrenin çok fazla genişlemesi ve Disney+ etkisi ile içerik sayısı da bir hayli artmış durumda. Fakat bu içeriklerin kalitesinin eski yapımlardan giderek uzaklaştığını da düşünüyorum. Arada tabi ki güzel projeler, bölümler çıkıyor fakat genel olarak bu fazın MCU'daki en kötü dönem olduğunu da görüyoruz denebilir. Peki tüm bunların ışığında Black Panther 2: Wakanda Forever filmine bakacak olursak bizi ne beklediğini az çok tahmin etmeliydik diyebilirim. 

Wakanda Forever duyurulduğunda tabi ki hepimizin aklında Chadwick Boseman'ın aramızdan zamansız ayrılışı gelmişti. Kısa bir süre sonra da yapım ekibinin bir oyuncu değişikliği yapmayacağını, yani bu karakter yerine başka bir oyuncu seçilmeyeceğini ve senaryonun ona göre şekilleneceğini duyurmuştu. İşte Wakanda Forever bu durumun seyirciye anlatılması ile başlıyor.

Tüm evrenin yarısının yok olması nasıl bir etki yaratıyorsa King T'Challa'nın ölümünün de böyle bir etki oluşturduğunu söylemek mümkün. Tabi bu durumun etkili olmasında aktörün sadece filmde değil, gerçekte de hayatını kaybetmiş olmasının da payı oldukça büyük. Filmin genel tonlaması da King T'Challa'ya yani Chadwick Boseman'a bir veda şeklinde başlayarak ilerleyen döneme zemin hazırlamak üzerine kurulmuş.

Hikayenin ana odağını ise yine vibranyum ve onun tüm dünyaya etkileri oluşturmuş. Başta birleşmiş milletler olmak üzere güçlü ülkeler vibranyum ticareti isterken Wakanda ise yüzyıllardır yaptıkları gibi dünyaya açılmış olsalar da bu olaya karşı çıkıyorlar. Bu noktada aslında biraz siyasi gerilim ekleneceğini düşünmeye başladım ama film hiç o toplara girmeden birkaç sahne ile bu olayı geçiştirmiş ve bence büyük bir fırsatı da geri tepmiş. Her ne kadar işin ucu Tolakan'ın hikayeye dahil edilmesine güzel bir şekilde bağlansa da izlerken filmin tonlaması çok daha başka olabilirmiş dedim.

Filmin bu yapısı içerisinde Shuri'nin kendini bulma çabasını da izliyoruz. Karakterin Black Panther olma süresi bu kendini bulma hikayesi arkasında kalıyor. Çünkü genel olarak başarılı bir portre sergilese de Black Panther kostümünün altında ezilen bir karaktere dönüşüyor. Daha önce ilk filmde ve Avengers filmlerindeki profilinden uzaklaşmak zorunda kalıyor ve bu geçiş beklenen etkiye sahip değil. Boseman'ın zamansız ölümü bu geçişi mecbur kıldığı gibi çok sert bir şekilde olmasını da sağlamış. Film her ne kadar uzun olsa da bu süreç o kadar kötü işlenmiş ki karakteri ilk kez kostüm içerisinde ya da aksiyon içerisinde gördüğünüzde bile o etkiyi hissedemiyorsunuz.

İlk filmin bu kadar başarılı olmasında sonraki kötü aksiyona rağmen bir ruh yatıyordu. O kültür tonlamasının filme güzel bir şekilde yansıtıldığını görmüştük. Wakanda Forever ise yepyeni bir krallık görmemize rağmen bu tonlamayı tutturmakta zorlanmış. Filmin üç saate yakın bir süresi var ama hem anlatımda hem de bu geçişteki sunumda çokça bocaladığı gözüküyor. Olay örgüsü iki krallığı iyi bir şekilde karşı karşıya getirse de bu karşılaşma çok sönük kalıyor. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de film içerisinde beklentinin yükseltilmesinden kaynaklanıyor. 

Tercih edilen bazı sahneler ve diyaloglar olay örgüsünü tırmandırma üzerine kurulmuş. Fakat o tırmanış bir türlü gerçekleşmediği gibi aksine filmin temposunun çok inişli çıkışlı olduğunu görüyorsunuz. Bu tırmanışın en önemli aktörlerinden birisi de tabi ki Namor oluyor.

Açıkçası Namor karakteri için film çıkmadan önce birçok tartışma yaşandı, fakat ben bu tartışmalara çok kulak asan birisi değilim. Yani tipi değişebilir, karakter filme farklı bir şekilde adapte edilebilir, bunun çok etkisi yok üzerimde. Fakat Namor karakteri filmde kendi içerisinde çelişkilerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Karakterin ortaya çıkışı, güçlerinin anlatılması ve Tolakan askerlerinin, ne kadar kalabalık olduklarının üzerinde durulmasının ardından karşınıza çıkan sahneler sizi biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Burada tabi ki spoiler vermek istemiyorum ama bu karakterin hikayesinin tırmanıp tırmanıp tepe taklak gitmesi beni fazlasıyla üzdü diyebilirim.

Sonuç olarak Wakanda Forever kafa dağıtmalık zaman zaman eğlenceli olmayı başarsa da düşük beklenti ile gitmeme rağmen maalesef beni tatmin eden bir yapım olamadı. Dediğim gibi aksiyon tarafında da pek bir şey görememek ve eldeki bu kadar güzel malzemeye rağmen üç saate yakın bir sürenin kötü diyaloglar, olay örgüsü ile harcanması Marvel filmlerini seven biri olarak beni fazlasıyla üzdü. Artık umutlarımı tamamen asıl Kang'ı göreceğimiz Quantumania filmine çevirmiş durumdayım. Umarım bu film MCU'ya olan sevgimizi körüklemeyi başarır.

Not: Filmde bir tane after credits sahnesi bulunuyor. Yani mid credits sahnesini izledikten sonra gönül rahatlığı ile salonu terk edebilirsiniz.